2013 Mart Bülteni

KANOLA TARLALARIMIZDA CYLINDROSPORIUM HASTALIĞI

     Kanola tarlalarımızda tespit ettiğimiz Cylindrosporium hastalığı bu yıl daha önceki yıllara göre oldukça şiddetli bir biçimde karşımıza çıktı. Hastalığı tanımlayacak olursak;

     Türkçesini açık yaprak lekeleri olarak tanımlayabileceğimiz bu hastalığın sebebi Cylindosporium concentricum adlı bir mantardır. Genellikle sonbaharda bulaşan mantarın ilk belirtileri Ocak ayında küçük beyaz noktalar halinde görülebilir. Yapraklarda görülen küçük bu lekelerden sonra  mantar gelişerek tüm yaprak yüzeyini kaplamaya başlar. Daha sonra hastalığın ilerlemeye başlaması ile birlikte yaprak yüzeyinde deformasyonlar, bozulmalar, anormal şekil bozuklukları hastalığın tespitinde önemli noktalardır. Ayrıca hastalığa sebep olan mantar yapraklardan daha sonra ilkbahar da sapa da bulaşabilir.

     Hastalığa sebep olan mantar bitki hasat edildikten sonra yaprak ve sap artıklarında ömrünü geçirir ve bir sonraki yıllar için şartların uygun gideceği koşulları beklemeye başlar. Hastalığın bulaşması ve gelişmesi için gerekli şartlar için kışın ılıman geçmesi, yaprak yüzeyinin sürekli ıslak kalması olduğu düşünüldüğünde bu yıl hastalığın bu denli neden şiddetli geçtiğini anlayabiliriz. Hastalık için uygun sıcaklık 5-15 ºC aralığındadır.

2012 -2013 yılı Tekirdağ İli Hastalık Gözlemi


     Hastalığın mücadelesinde özellikle hastalığın yaygın olarak görüldüğü, İngiltere, Almanya’nın güney bölgeleri ve Fransa’nın güney bölgelerinde programlı bir fungusit(mantar )mücadelesi yapılmaktadır. Özellikle kanola yetiştiriciliği yapılan bu ülkelerde ; bu hastalığa ruhsatlı olan içeriğinde tebucanozole ve metcanozole aktif maddeleri içeren  fungusitler programlı bir biçimde uygulanmaktadır.

     Bölgemizde daha önceki yıllarda bu şiddetle görülmeyen hastalığın, bu yıl yaygın olarak görülmesini;  yağışlı geçen bir sezon ve koruyucu mücadele yapılmamasına bağlayabiliriz.

YENİ ASPİR ÇEŞİDİ BALCI’NIN YAĞ ORANI %40

     Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsünün 2011 yılında tescil ettiği Balcı Aspir çeşidinde %40 yağ oranına ulaşıldı. Çeşit özellikle Anadolu’nun kıraç alanlarında ve bölgemizde dikenli olmasından dolayı domuz zararının olduğu bölgelerde ve oldukça zayıf kumsal ve taşlı arazi diye tabir ettiğimiz alanlarımızda ekonomik hale gelmiştir. Çeşitin bazı özelliklerini inceleyecek olursak; Bitki boyu 55-70 cm, Dikenli, Çiçek rengi sarı, Orta erkenci ve yazlık bir çeşittir. Üretiminde ve hasadında hiçbir özel ekipman ihtiyacı olmayan aspir bitkisinde yaptığımız denemelerde şu an herhangi bir ekonomik kayba neden olacak hastalık ve zararlı bulunmamaktadır. Bu yıl yine farklı bölgelerde kurduğumuz denemelerimizde hastalık ve zararlı gözlemleri ile verim ve kalite sonuçlarına yönelik çalışmalar yapacağız.

     Geçtiğimiz ay Bilecik Gıda,Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün düzenlediği Aspir panelinde Önder Çiftçi Projesi olarak katılım sağladık.Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Alev Akpınar BORAZAN 'ın Başkanlığında gerçekleşen panel Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nden  Ziraat Mühendisi Dr. Arzu KÖSE ve Dr. Tevfik Fikret KÖSE ile Tekirdağ Önder Çiftçi Projesi Ziraat Mühendisi Ali Hakan DOĞANUZ 'un aspir yetiştiriciliği ve aspir yağı üretimi hakkında sunumları ile devam etti.      

     Bilecik ve çevre illerden büyük katılımın sağlandığı panelde; Ali Hakan DOĞANUZ’ un Önder Çiftçi Projesinin “Türkiye Yağlı Tohumlar Çalışmaları” başlıklı sunumu bölge üreticileri tarafından ilgiyle izlendi.

ÖNDER ÇİFTÇİ DANIŞMANLIK DERNEĞİ SEMİNERLERİNE DEVAM EDİYOR…

     Önder Çiftçi Danışmanlık Derneği danışmanlarımız seminer programlarına devam etti. Buğdayda gübreleme, yabancı ot ve hastalık mücadelesi bilgilerini içeren anlatım, üreticilerimiz tarafından kahvede ilgiyle izlendi. Özellikle bu yılın iklimsel durumunu değerlendiren danışmanlarımız, yağışlı ve ılıman bir kışın yabancı otları güçlendirdiği, hastalıkları arttırdığı üreticilerimize sunulan bilgiler arasında idi. Ayrıca yağışlı havalardan dolayı zamanında uygulanamayan yabancı ot ilaçları ve gübrelemelerin bitkide bir takım stres koşullarına sebebiyet verdiği belirtildi.

     Bu yıl diğer yıllardan çok daha farklı olarak bölgemizde uzun yıllardır kullanılan yabancı ot ilaçlarının, bazı yabancı otlar üzerinde etkisinin azaldığı ve bazı özel türlerde ise tamamen dayanıklılık kazandığı üreticilerimize sunumda gösterildi.

     Yine sunumda tarımsal ilaçların hatalı ve zamansız kullanımının doğaya ve çevremize olumsuz etkilerinin önemi üzerinde duruldu. Üreticilerimizin kimyasal mücadeleye karar verme aşamasında mutlaka danışmanlarımızdan bilgi alması gerekliliğinin önemle altı çizildi.

ARAÇLARDA KASKO SİSTEMİ TAMAMEN DEĞİŞİYOR!

 

EMEL TEKİN/Önder Çiftçi Sigorta

Aracılık Hizm.Ltd.Şti/Teknik Personeli

 

1 Nisan’da yürürlüğe girecek olan yeni sigorta sisteminin uygulama esasları netleşti."Full kasko" ve "süper kasko" dönemi bitiyor. 1 Nisan’dan itibaren dar kasko, kasko, genişletilmiş kasko ve tam kasko olmak üzere 4 çeşit kasko uygulanacak. Dar kasko, mini hasar ödemesini içerecek. Örneğin 100 ve 200 liralık primle kasko yaptırılabilecek. Diğer 3 kaskonun ise kapsamı ve fiyatları farklı olacak. Bu kapsamdaki kaskoların primleri parçaların orijinal olması, onarımların yetkili servislerde gerçekleştirilmesi gibi unsurlara bağlı olarak yükselecek veya düşebilecek. Tercih tamamen araç sahiplerine ait olacak. Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre yeni yönetmelik ile hiçbir prim artışı olmayacak. Öte yandan alkollü sürücülerin yaptığı kazaların ödenip ödenmeyeceği de açıklığa kavuştu. Buna göre alkollü sürücülerin yaptığı kazalarda hasarlar, sürücü tarafından ödenecek. Sigorta şirketleri ise bu kapsamdaki kazaların verdiği zararlardan sorumlu tutulamayacak.

 

Yeni düzenleme sigorta yaptırana ne gibi avantajlar getiriyor onları sıralayalım...

- Poliçeler net olacak. Sigortalının satın aldığı ürün kolay anlaşılır tek tip şablonda hazırlanacak ve diğer sigorta şirketlerinin ürünleri ile kolaylıkla karşılaştırılabilecek.

- Sigortalı hasar anında alabileceği hizmetin niteliğini poliçeleştirme aşamasında belirleme imkanına kavuşmuş olacak.

- Hırsızlığın tanımı bile farklı farklı yapılacak. Örneğin aracınızı bir otoparka anahtarı ile verdiniz ve aracınız çalındı. Bunun kaskodaki tanımı, genel hırsızlık tanımından farklı olacak.

- Deprem, sel, terör daha önce de olduğu gibi yine sizin poliçeye ilave edebileceğiniz unsurlar olacak. Yani farklı hasar şekli tanımlarıyla poliçeyi genişletebilecek ya da daraltabileceksiniz.

- Bir de pert sorunu vardı. Poliçe üzerinde sigorta bedeli yazılmayarak, hasar anında eksik sigorta uygulanabiliyordu. Bu uygulama ile bu sorun da çözülmüş olacak. Hasar anında aracın rayiç bedelinin tespitinde hangi kurumun değerlerinin referans alınacağı bilgisi bile poliçede yer alacak.